Bu bölümde Ali, Melike Ağansoy Cluzel ile Jiu Jitsu’nun yalnızca fiziksel bir spor değil, insanın kendini tanıma biçimi oluşunu konuşuyor. Melike, ilk derslerde “dayak yeme” hissinin baskın olduğunu; ancak zamanla beden aracılığıyla düşünmeyi, sınırları fark etmeyi ve kendi iç dünyasını daha doğru yorumlamayı öğrendiğini anlatıyor.
Sohbet; farkındalık, hareket, iyi hissetme arzusu, haklı çıkma ihtiyacı ve insanın kendisiyle kurduğu ilişki etrafında ilerliyor. Melike’ye göre Jiu Jitsu, insanı kafasının içinden çıkarıp gerçeklikle yeniden temas ettiren bir alan açıyor.