Günlük Ötesi

Bir K-Pop konserinde ekrana yansıyan çeviri sözler beklenmedik bir şey söylüyor: utangaçlık, romantizm, saflık. Toksik bir dil bekleyen Ali için bu küçük bir kültür şoku; on dört yaşındaki yeğeniyle gittiği Eunbi konseri, iki pop kültürünün insan ilişkisine nereden baktığını yan yana koyuyor. Kore pop'u duyguyu ve masumiyeti yüceltirken, Türkiye'de patlayan Manifest'in bölümde satır satır okunan sözleri başka bir dünyanın haritası: money talks, ulaşılmazlık, koz.

O harita bir zihniyetin fotoğrafı. İlişkiyi güç savaşına çeviren dil, umursamamayı zafer, ulaşılmaz olmayı üstünlük sayıyor; oysa güç biriktiren kimse yakınlık kuramıyor. Koz tutmak bir yanılsama, çünkü dünya insanlarla dolu ve kimse vazgeçilmez değil. İlişkinin gerçeği bunun tersi: kendini adamak, yanında olmak, üstünlükleri yarış değil aynı takımın parçası sayabilmek. Bu sözlerin sadece bir persona, bir pazarlama stratejisi olduğu savunması da bir şeyi değiştirmiyor, çünkü gerçek değil; ve o sözleri ezbere bilen bir nesil, ilişkiyi önce bu dilden öğreniyor.

Bölümden: "Çünkü ilişki adamaktır kendini, gerekirse saçını süpürge etmektir, yanında olmaktır, bir takım olabilmektir."

Bu bölümde konuştuklarım: K-Pop, Kore kültürü, Manifest şarkı sözleri, toksik ilişki dili, ilişkilerde güç savaşı, persona ve pazarlama

Bağlantılar
Podcast Instagram: instagram.com/gunlukotesipodcast
Ali: instagram.com/ozinthebay

Bölümü sevdiysen dinlediğin platformda puan vermeyi unutma.

Günlük Ötesi, Podcrafts Network'ün bir parçasıdır.

podcrafts.io · info@podcrafts.io

What is Günlük Ötesi?

Hayatın monotonluğundan bir an olsun sıyrılmayı dilediğim her anda, yeni bir bölümle karşındayım.

[00:00:00] Speaker 1
Merhaba, merhabalar. Günün Ötesi Podcast'in bir bölümüne daha hoş geldim. Bendeniz Hostun Ali.

[00:00:11] Speaker 1
Şimdi küçük bir yeğenim var.

[00:00:14] Speaker 1
Kendisi on dört yaşında, tatlı mı tatlı bir kız çocuğu

[00:00:18] Speaker 1
ve yaş grubundaki diğer herkes gibi o da Kore,

[00:00:23] Speaker 1
K-Pop müziğe

[00:00:25] Speaker 1
hayran. Nitekim onu alıp bir konsere götürdüm geçen gün. Ambi adlı bir Koreli

[00:00:32] Speaker 1
şarkıcı vardı.

[00:00:34] Speaker 1
Şöyle bir şey dikkatimi çekti.

[00:00:36] Speaker 1
Şarkı sözlerini

[00:00:38] Speaker 1
çevirmişler ve altyazı gibi böyle ekrana yansıtıyorlardı.

[00:00:42] Speaker 1
Sözlerin şöyle olduğunu fark ettim.

[00:00:46] Speaker 1
Yani utangaç,

[00:00:48] Speaker 1
romantik.

[00:00:49] Speaker 1
Ne oluyor dedim yani.

[00:00:51] Speaker 1
Toksik bir şey olması gerek değil manifest gibi. Sonra dedim ki biraz araştırayım.

[00:00:56] Speaker 1
Hani çünkü

[00:00:58] Speaker 1
seni

[00:00:59] Speaker 1
şöyle ezerim ben böyle güzelim

[00:01:02] Speaker 1
mantalitesiyle

[00:01:03] Speaker 1
olacağını düşünmüştüm aslında. Çünkü bu manifest falan da aslında bu K-Pop'un

[00:01:09] Speaker 1
patlamasıyla

[00:01:10] Speaker 1
bu kız grupları patlamadı mı yani dedim ama aslında bu doğru değilmiş.

[00:01:15] Speaker 1
Yani neymiş? Aslında Kore'de

[00:01:18] Speaker 1
böyle bir kültür varmış zaten. Zaten böyle bir yerden geliyormuş.

[00:01:23] Speaker 1
Onların bütün kültürü romantizm,

[00:01:25] Speaker 1
utangaçlık,

[00:01:27] Speaker 1
yani daha saf, daha tatlı yerlerden.

[00:01:30] Speaker 1
Abi benim on dört yaşındaki yeğenim manifesto deniyor ve anlıyor ne söylediğini. Böyle bir şey olabilir mi ya?

[00:01:37] Speaker 1
Hemen açıyorum.

[00:01:39] Speaker 1
Hemen açıyorum.

[00:01:41] Speaker 1
Manifest

[00:01:42] Speaker 1
şarkı sözü.

[00:01:46] Speaker 1
Manifest,

[00:01:47] Speaker 1
manifest, manifest

[00:01:49] Speaker 1
yapıyoruz

[00:01:50] Speaker 1
kızlarımla

[00:01:51] Speaker 1
manifest

[00:01:53] Speaker 1
biz de keş keş keş keş keş

[00:01:57] Speaker 1
money talks baby hadi konuları kısa kes

[00:02:02] Speaker 1
normale göre hayat biraz hızlı gidiyor ah doldurma

[00:02:07] Speaker 1
beni ritmim kalbi iyi geliyor

[00:02:10] Speaker 1
bak şimdi yolumdayım

[00:02:12] Speaker 1
senin de umurumundayım

[00:02:15] Speaker 1
say what

[00:02:16] Speaker 1
Dudaklarıma

[00:02:17] Speaker 1
fokus.

[00:02:18] Speaker 1
Acaba ne diyor? Uçak mod'undayım,

[00:02:21] Speaker 1
arayan ulaşamaz.

[00:02:23] Speaker 1
Tuzaklara

[00:02:24] Speaker 1
ayık ayağım.

[00:02:26] Speaker 1
Hiç takılmaz,

[00:02:27] Speaker 1
biliyorum bana yazılmış bu kader.

[00:02:31] Speaker 1
Gerek yok ki sana benim kızlar varken.

[00:02:34] Speaker 1
Ha bir bak.

[00:02:35] Speaker 1
Bu

[00:02:37] Speaker 1
zihniyet,

[00:02:38] Speaker 1
bahse varım.

[00:02:39] Speaker 1
Ha bir Türkiye'de vardır

[00:02:41] Speaker 1
bir de Amerika'da.

[00:02:42] Speaker 1
Tırt.

[00:02:44] Speaker 1
Yani

[00:02:45] Speaker 1
ilişkiler sürekli güç savaşı

[00:02:48] Speaker 1
yani seni umursamıyorum,

[00:02:50] Speaker 1
ulaşamazsın,

[00:02:52] Speaker 1
kaybettin,

[00:02:53] Speaker 1
koz bende,

[00:02:55] Speaker 1
money talks

[00:02:57] Speaker 1
falan. Sonra bu oluyor.

[00:02:59] Speaker 1
Cins cins

[00:03:01] Speaker 1
ilişkiler yaşadıktan sonra bu zihniyetle

[00:03:05] Speaker 1
bir bokta

[00:03:07] Speaker 1
olamazsın.

[00:03:09] Speaker 1
Çünkü ilişki

[00:03:11] Speaker 1
adamaktır

[00:03:12] Speaker 1
kendine,

[00:03:13] Speaker 1
gerekirse

[00:03:14] Speaker 1
saçını süpürge etmektir,

[00:03:16] Speaker 1
yanında olmaktır,

[00:03:18] Speaker 1
birtakım olabilmektir.

[00:03:20] Speaker 1
Üstünse üstünlüğünü

[00:03:22] Speaker 1
benimsediğin,

[00:03:23] Speaker 1
senin üstünlüklerinin

[00:03:24] Speaker 1
benimsendiği,

[00:03:25] Speaker 1
bunların bir üstünlük

[00:03:27] Speaker 1
olarak değil iyi şut çeken bir forvetle

[00:03:31] Speaker 1
aynı takımda olmak gibi

[00:03:33] Speaker 1
olduğunu

[00:03:35] Speaker 1
anlayabilmek

[00:03:36] Speaker 1
gibi bir şeydir.

[00:03:37] Speaker 1
Umursamıyorsan,

[00:03:39] Speaker 1
ulaşamıyorsan,

[00:03:40] Speaker 1
kaybettiysem

[00:03:41] Speaker 1
kaybettim

[00:03:42] Speaker 1
lan der adam.

[00:03:44] Speaker 1
Bir okay der, iki okay der. Üçüncü de süktünü çeker yani.

[00:03:49] Speaker 1
Anladın mı? Cause bende.

[00:03:52] Speaker 1
Abi dünya

[00:03:54] Speaker 1
insanlarla dolu.

[00:03:55] Speaker 1
Cause kimsede değil.

[00:03:57] Speaker 1
Money talks'sa da eğer böyle bir zihniyetteki bir kadına

[00:04:02] Speaker 1
it does not fucking

[00:04:04] Speaker 1
talks,

[00:04:05] Speaker 1
eğer money talks'sa da money talks

[00:04:08] Speaker 1
short term, böyle düşünen bir insanı çok kısa vadede

[00:04:12] Speaker 1
money talks,

[00:04:14] Speaker 1
yani benim param en azından çok kısa vadede talks

[00:04:17] Speaker 1
uzun vadede

[00:04:19] Speaker 1
de eyvallah yani, anladın mı? Çünkü böyle bir şey. Işte diyorlar ki bu çoğu zaman işte persona,

[00:04:25] Speaker 1
pazarlama dili falan, abi al

[00:04:28] Speaker 1
anladın mı? Personanı

[00:04:30] Speaker 1
götüne sok

[00:04:31] Speaker 1
ve o personala

[00:04:33] Speaker 1
götünde yaşa.

[00:04:35] Speaker 1
Böyle bir saçmalık olabilir ya. Yaptığın pazarlamaya

[00:04:37] Speaker 1
sokayım yani.

[00:04:39] Speaker 1
Gerçek değil çünkü.