Günlük Ötesi

İnsanları üzmek kolaysa, iyi hissettirmek de aynı ölçüde kolay olmalı. Günlük Ötesi'nin 126. bölümünde Ali bu fikirden yola çıkarak koşulsuz vermenin nerede kendine zarar vermeye dönüştüğünü konuşuyor.

Bölümün ana fikri şu: vermen gerekenden fazlasını vermeyi bıraktığında karşı taraftan beklentilerin azalmıyor, hiç oluşmuyor. Beklenti oluşmayınca hayal kırıklığı da olmuyor ve dertsiz başına dert açmamış oluyorsun.

Ali bunu su üzerinden anlatıyor. Su hayatta kalmak için zorunlu ama sürekli erişilebilir olduğu için kıymetsiz. Yüz kişiden doksan dokuzu su olduğu için şükretmiyor. Birinin hayatında su olduğunda vazgeçilmez oluyorsun ama kola kadar kıymetli olmuyorsun. Bölüm, kaynağı kısmanın yani sürekli ulaşılabilir olmamanın bunu nasıl değiştirdiği üzerine ilerliyor. Buradaki ayrım önemli: sırf vermemek için vermemek değil, vermek istemediğini vermemek.

Bölümden: "Vermek istemediğin bir şeyi vermemek, vermek istediğin şeyleri vermek. Sırf vermemek için vermemek değil."

Bu bölümde konuştuklarım: insanları üzmenin ve iyi hissettirmenin kolaylığı, koşulsuz vermek, kendinden vermeye başladığın nokta, beklentilerin hiç oluşmaması, hayal kırıklığından kaçınmak, sürekli ulaşılabilir olmanın değeri düşürmesi, su ve kola benzetmesi, temel ihtiyacın keyif alınan bir şeye dönüşmesi, o temel ihtiyacın sen olman.

Bağlantılar

Podcast Instagram: @gunlukotesipodcast
https://instagram.com/gunlukotesipodcast

Ali: @ozinthebay
https://instagram.com/ozinthebay

Bölümü sevdiysen dinlediğin platformda puan vermeyi unutma.

Günlük Ötesi, Podcrafts Network'ün bir parçasıdır.
https://podcrafts.io
info@podcrafts.io

What is Günlük Ötesi?

Hayatın monotonluğundan bir an olsun sıyrılmayı dilediğim her anda, yeni bir bölümle karşındayım.

[00:00:00] Speaker 1
Sever seve var, Günlük Ötesi Podcast'in bir bölümüne daha hoş geldin. Bendeniz Hostun Ali.

[00:00:06] Speaker 1
Bu podcast'i sen de

[00:00:08] Speaker 1
yaşadığın

[00:00:09] Speaker 1
yolculuğu

[00:00:10] Speaker 1
paylaşıyorum aslında.

[00:00:12] Speaker 1
Her gün ayrı bir yolculuk hepimiz için. Bu yüzden günlük ötesi aslında podcast'imiz var.

[00:00:30] Speaker 1
Eski dinleyiciysen,

[00:00:32] Speaker 1
kalıcı dinleyiciysen,

[00:00:33] Speaker 1
umarım

[00:00:34] Speaker 1
dinlediğin platformda

[00:00:36] Speaker 1
puan vermeyi unutmadın.

[00:00:47] Speaker 1
Kolay insanları üzmek

[00:00:50] Speaker 1
kolay sanırım.

[00:00:51] Speaker 1
Onları kötü hissettirmek kolay. O zaman mantıken aslında aynı şekilde iyi hissettirmek de kolay olmalı. Yani aslında koşulsuz

[00:01:00] Speaker 1
sevgi ve koşulsuz

[00:01:02] Speaker 1
açıklık verdiğinde

[00:01:04] Speaker 1
olur diye düşünüyorsun ki olur.

[00:01:06] Speaker 1
Ama sen

[00:01:07] Speaker 1
koşulsuz olarak bir şey verdiğinde kendinden de aslında bir şey verdiğin bir nokta oluyor.

[00:01:12] Speaker 1
Onu vermemek önemli sanırım. Çünkü

[00:01:15] Speaker 1
kendinden bir şey vermeye başladın yani ya da kendimizden zaten her zaman bir şey vermeliyiz ama vermen gerekenden fazlasını

[00:01:22] Speaker 1
vermeyi bıraktığında.

[00:01:25] Speaker 1
Karşı taraftan beklentilerin azalacak dolayısıyla,

[00:01:27] Speaker 1
beklentiler azalacak değil, beklentilerin oluşmayacak bile.

[00:01:31] Speaker 1
Dolayısıyla her şey doğal akışında ilerleyecek.

[00:01:33] Speaker 1
Beklentilerin

[00:01:35] Speaker 1
o olmadığında,

[00:01:36] Speaker 1
hayal kırıklığı yaşamayacaksın

[00:01:38] Speaker 1
ve

[00:01:39] Speaker 1
daha mutlu bir insan olacaksın, dertsiz başına dert açmamış olacaksın. Bu kadar basit aslında.

[00:01:44] Speaker 1
Mesela örnek verelim, nasıl?

[00:01:46] Speaker 1
Nasıl bir gerçek hayattan örnek verebiliriz?

[00:01:54] Speaker 1
Örnekler,

[00:01:55] Speaker 1
hayatımızın her yerinde.

[00:01:58] Speaker 1
Yani su içiyoruz ama bursu var ya nasılsa hayatlarımızda.

[00:02:02] Speaker 1
Kolay, erişime kolay bir şey yani.

[00:02:04] Speaker 1
Duş almak, erişimi çok kolay şeyler bunlar.

[00:02:07] Speaker 1
Hani

[00:02:08] Speaker 1
bunlar zaten olağan şeyler olduğu için kıymetsiz

[00:02:11] Speaker 1
aslında.

[00:02:12] Speaker 1
İyi ki su var ya, Allah'ım şükürler olsun diyen herhalde

[00:02:16] Speaker 1
on insandan dokuzu böyle bir şey söylemiyordur.

[00:02:18] Speaker 1
Hatta yüz insandan doksan dokuzu böyle bir şey söylemiyordur

[00:02:21] Speaker 1
yani sen, bir insanın hayatında su olduğunda

[00:02:24] Speaker 1
yaşaması için bir Nesecity oluyorsun, yaşaması için orada olması gereken bir şey oluyorsun ama

[00:02:30] Speaker 1
kola kadar, bire kadar önemli olmuyorsun. Nasıl önemli olabilirsin?

[00:02:35] Speaker 1
Kaynağı

[00:02:36] Speaker 1
kısarak.

[00:02:37] Speaker 1
Kaynak ne?

[00:02:38] Speaker 1
Verdiğin şeyler.

[00:02:40] Speaker 1
Vermek istemediğin bir şey ve bu çok kolay, yani vermek istemediğin bir şeyi vermemek,

[00:02:45] Speaker 1
vermek istediğin şeyleri vermek. Sırf vermemek için vermemek değil. Böylece

[00:02:49] Speaker 1
susadığında

[00:02:50] Speaker 1
içmek isteyecek hem hayati bir şey hem de onu keyfi kola içmekten çok daha fazla mutlu edecek bir şey içtiğinde.

[00:02:58] Speaker 1
Çünkü susamış olacak. Öyle, susuzluk öyle bir şey, biliyorsun.

[00:03:02] Speaker 1
Düşünsene ya, koşmuşsun terlemişsin falan, çocuksun kana kana yani su içmek kadar güzel bir şey var mı ya? Kana kana kola içemezsin mesela. İçersin de,

[00:03:10] Speaker 1
su gibi olmaz be. Değil mi? Su yani, nasıl olay?

[00:03:14] Speaker 1
Ya burada kola analisti de ya da bira analisti şey yani, daha keyfi şeyler ya, yani insanlar daha keyfi şeyler istiyorlar hayatlarında ama

[00:03:22] Speaker 1
aslında en temel şey keyfi bir şeye dönüşebilir.

[00:03:26] Speaker 1
Keyif alınan bir şeye dönüşebilir ve bu o insanın neyi sevdiğiyle neyi sevmediği ile alakalı değil,

[00:03:31] Speaker 1
senin o en temel ihtiyacı

[00:03:33] Speaker 1
neye dönüştürdüğünle alakalı yani sen o en temel ihtiyacı

[00:03:37] Speaker 1
sürekli available bir şeye dönüştürüyorsan,

[00:03:40] Speaker 1
sürekli available olduğu için keyfi bir şey olmaktan çıkacaktır ama dengeli bir şekilde ortaya koyuyorsan, o temel nesnecitiyi,

[00:03:48] Speaker 1
o temel nesnesi de sensin. Mesela daha iyi olur. Senin için de daha iyi olur. Karşı taraf için de daha iyi olur. Ya işte biraz böyle malız aslında hepimiz.

[00:04:16] Speaker 1
Günlük ötesi podcast'in bir bölümünde daha karşındaydın.

[00:04:20] Speaker 1
Gerçekten çok zevk alıyorum sana seslenmekten.

[00:04:23] Speaker 1
Sen ve konuşmaktan dinleyici. Ben kendimde aydınlanıyorum.

[00:04:26] Speaker 1
Ben kendim aydınlanıyorum zaten. En önemlisi bu. Sen kimsen eğer farklı farklı ülkelerde art arda psikopat gibi bölümlerimi dinleyen, teşekkür ederim ve sen dinleyiciye

[00:04:36] Speaker 1
sürekli geri dönüp, beni dinlemeye devam ediyorsan teşekkür ederim. Podcast'e puan vermene de gerek yok. Elbet bir gün vereceksin sen de. Bir dahaki bölümde görüşürüz.